22 Temmuz 2016 Cuma

Yorgunluk!

Cok yorgunluk. Arkadaslara, sevgiliye, anneye yakinmaktan yorulunalacak kadar yorgunluk. Gecis donemleri hep zordur, surekli gecis halinde olmak daha da zor. Doktora hayatimda verdigim en guzel kararlardan, ama insan bir isin icine atilirken bilmiyor nelerle ugrasacagini, hayatinin gelecekteki 10 yil nasil olacagini, hatta o anki secimlerinin hayatinin souna kadar etkili olacagini.

Kimyaciyim ya ben aslinda, senlerdir kimya yaptigim yok kanser uzerine calismak cok cazipti, insan sagligiyla ilgili bir tez uzerine calismak. Teflonu cozecek bir sey bulmaktan ya da bir orhanik madde sentezlemeden cazipti iste. Gel gorki o zamanlar farkinda degildim, kimya alanindaki mezunlar daha az, is bulmak daha kolay olabiliyor. Hani duygusal doyumu super, o haz anlatilmaz. Ama kisisel hayattaki zorlik da anlatilmaz hani :) 6 yil olacak doktora biteli, kolay geliyor insana, ama ne cabuk geciyor zaman.

Asil anlatmak istedigim neden yorgunum :) Arkadas her sene bir oncekinden zor mu oluyor, yoksa benim toleransim mi dusuyor bilemedim. Is bulmak zor is, insanlarla konusmak, sunum yapmak, is basvururken calisiyor olmak. Ufkum acildi o ayri, o begenmedigim, cok ise yaramadigini dusundugum guzelim doktoramla neler yapabiliyormusum meger. Mesele bir bankada yatirim analizcisi olabiliyormusum, saatleri zor, iyi odeyen bir is. Ya da bir avukatlik firmasinda patent analizi yapabiliyormusum firmalar icin, sonunda avukat oluyor ve PhD, JD devam ediyorsun hayatina. Ya da bilim aktaricisi oluyorsun, firmalara sunum hazirlayip, doktorlari egitebiliyorsun bazi konular hakkinda. Bunlar deney yapmayi gerektirmeyen isler. Bir de deney yaptigin bilim isleri var ama ben onlarla pek ilgilenmiyorum. Consultant isi var uzerine. Neyse su saydigim islerin her birine basvurdum, herbirine is gorusmelerine gidiyorum. Ayni zamanda deney yapip, su anki patronumu mutlu tutmaya calisiyorum, ustune gyme gidip saglikli yasamaya calisiyorum, onun uzerine anacum burda onunla vakit gecirmeye calisiyor ve geciremiyorum, onun uzerine de sadece haftasonlari gordugum sevdicegimle istikrarli bir iliski yurutmeye calisiyorum, ha onun da ustune benim olan bir evin badana boyasiyla ilgilenip, anacumu hastaneye goturup, bir de 3 aydir 1 kirilan dis, 2 kanal, birkac curuk disle ugrasiyor, aci icinde yapiyorum bu saydiklarimin hepsini. Yazarken yoruldum yeminlen. Hani cocugu olan insanlarin tukenmisligini anlayabiliyorum bi derece, ayni degil biliyorum ama. Cocugum yok diye mutlu oldugum nadir zamanlardan.

Su anda aklimda eger bu islerden hicbiri olmazsa korkusu var. Bir de olursa nasil olacak, ne olacak, nerede yasayacagim korkulari da cabasi. Bostona gidersem, pozitif tarafi sevdigime yakinlasirim, daha ucuz bir hayat az da olsa, negatifimsi tarafi ise hic tanimadigim bir sehir, bir ortam. NY'ta kalirsam alistigim bildigim bir yer pozitifligi, negatifligi ise kucuk bir ev tutabilecek olmam ve de evin kucuk olacak olmasi. Ilk zamanlar zor olacak iste, alisma sureci, korkutucu tabi. Umarim sevdigim ve basarabilecegim bir is olur, umarim seceneklerim olur ve iyi bir secim yapabilirim sonunda.

Suraya koyayim hayallerimi, bakarsiniz ya olur: 100k'lik bir is, 9-5 saatleri, sosyal ve mutlu bir is ortami, 1 ay ara is oncesi, 1-2 haftada ev bulup, sonraki 2-3 haftada avrupa ya da asya tatile. Asya tercihli. Vietnam ve Thailan gezisi.. Uzerine guzel bir ev, walking closetli, en az 1 odali, guzel yeni esyalar, parka yakin, sabahlari kosayim diye, gym var bir de yakininda. Uzerine sevdicegim yanimda ve mutlu. Annem geliyor sik sik o da mutlu, odasi var ayri. Abimin isleri duzgun, keyfi yerinde. Ay hidirelez dilekleri gibi oldu.








Iki de update vereyim. Hedefledigim 122 lb ulasamadim, ama disimin agrimasiyla birkac lb verdim. 126-128 arasi geziniyorum, sporla fena gorunmuyorum, hayatimda ilkkez ince bacaklarim olsun, daha dogrusu kasli bacaklarim olsun sevdasindan vazgecmis deilim, kilo almiyim, duzenli hayatimla daha da iyiye gidecek ama. Wink wink.

Hayallerimiz hedeflerimizin gercek olmasi dilegiyle. Opucuk.

Hiç yorum yok: