Cok parti yapip eglenmekten azicik arabeks yapmayasim geldi, yarin ciddi bir konuya parmak basacagiz isci kardeslerimizin serefine. Tabu guzel bir oyundur oyanayanlar bilir, bir kac tabu geyigi koyalim bugunde:)
Kelime: kadınbudu
- Olm sen nesin?
- Erkek!
- Tersi?
- Kadın!
- Onun yeneni?
- Çıtır
Kelime: repertuar
Anlatan, sarkı söylemeye meraklı bir hatundur ve kelimeyi görür görmez
bu özelliğini iyi bilen hatun arkadaşına dönüp sorar:
- Benim neyim geniş?
- Kalçan!
(Bariz basima geldi ben neyim? kiloluuu...kahroldum...:)
Kelime: terlik
- neyle yürürsün
- ayak!!!
- heh hani böyle ayakların üşür altında onlar olur böle yumuşak yumuşak
- koyun!!
- yuh onun daha küçüğü ya, koyun dedi hödük!
- kuzu!!!
- allah belanı versin pas!
(bu super)
Kelime: zebani
- allahın meleklerinden biri.
- cebrail.
- ilk uç harfi çizgili bir hayvanı çağrıştırıyor
- zebrail?
(bu da tam benim yapacagim turdne bir sey olmus, sarisinda degilim ama:)
Kelime: duvak
- kadınla erkek birleşmeden önce, erkeğin kaldırdığı şey
- oha!
(hahaha)
kelime: telepati
- hani ben sana bir şeyi anlatmaya çalısıyorum ama sözle değil beyin
dalgalariyla falan...
- ihihih neydiiii.. teletabi..!
- tamam tele'si kalsın kedilerin eline ne denir?
- buldum telepence
- offf beee bi kere de bil be...
kelime: van gogh(kulak tabu kelime)
- abi bu kişi bir organını kesen bir sanatçı
- bülent ersoy!!!
kelime: kramp
anlatan: hani futbolculara girer
dinleyen: krampon
gülme sesleri kesildiğinde süre çoktan bitmiş
bitmez......
30 Nisan 2009 Perşembe
29 Nisan 2009 Çarşamba
Eglenceli....
Eglenceli yazcam diye soz verdim, hic ole havam yok ama yaratacagiz. Takipcilerime sozum verdim, hehehe takipcim yok ama olsun:)))
Lev Yilmaz kesfettim abim sayesinde bugun cok guldum, babasi turk bir amerikali. Videolar ingilizce ama hos ;)
http://www.youtube.com/watch?v=MyVyDUdzvMY&feature=channel
http://www.youtube.com/watch?v=5TjoXaB6sGw&feature=channel
http://www.youtube.com/watch?v=RS2oJm3__48&feature=channel
Kizlarla ilgili olan oldukca komik:)
Lev Yilmaz kesfettim abim sayesinde bugun cok guldum, babasi turk bir amerikali. Videolar ingilizce ama hos ;)
http://www.youtube.com/watch?v=MyVyDUdzvMY&feature=channel
http://www.youtube.com/watch?v=5TjoXaB6sGw&feature=channel
http://www.youtube.com/watch?v=RS2oJm3__48&feature=channel
Kizlarla ilgili olan oldukca komik:)
28 Nisan 2009 Salı
Bosanma
Yarin eglenceli bir konu edinecegim kendime sozum olsun. Yuzyilin sorunu bosanma bugunki konumuz. Buldugum 2002 istatistiklerine gore Isvec, Belarus, Finlandiya, Luksenburg, Estonya, Avustralya ve Amerika basi cekmekde dunyada bosanma yuzdelerine bakildiginda. Birkac ulke pesinden Rusya ve Cek Cumhuriyeti takip etmekte. Genelde zengin Avrupa ulkeleri basda ancak aralara serpilmis dogru Avrupa ulkeleride yadsinamayacak kadar ilk siralarsa; dolasiyla bosanmalarin ekonomiyle baglanti olmasina ragmen tek neden olmadigini goruyoruz. Gelelim en son siralara; Ispanya, Israil, Arnavutluk, Azarbeycan, Italya, Gurcistan ve Turkiye sonlara dogru yer almakta. Bosna, Makedonya, Srilanka ve Hindistan'sa son siralari paylasiyor. Makedonya hakkinda cok bilgim olmamasina ragmen son siralari paylasan ulkelere baktigimizda dinle olan baglantisini gormemek mumkun degil bosanmalarin. Sasirtici bir tablo yok yani bosanma istatistiklerine bakildiginda; din ve kultur baskisinin olmadigi ulkelerde %50'liler cikan bosanma orani, daha tutucu kulturlerde %5-1'li rakamlara dusmekte. Hala para ve egitimin oldukca onemli bir etken oldugunu dusunmeme ragmen, dininin etkisinin daha agir bastigini goruyorum.
Bunlarin disinda gazeteden yine uzucu bir haber, polisin siddeti ve insanlarin caresizligi:(
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=933439&Date=28.04.2009&CategoryID=77
Ve benzer konularda yazilmis guzel bir yazi:
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=933343&Yazar=AK%DDF%20BEK%DD&Date=28.04.2009&CategoryID=98
27 Nisan 2009 Pazartesi
Dinler harmonisi
Dinle ilgili bircok tanim yapilmis, keskin tanimlarla, anlamsiz genellemelerin arasinda bir denge bulabilmek icin. Kelime ingilizceye ilk 13. yuzyilda girmis, Fransizcada 11. yy'larda kullanilmasina ragmen. Dinle ilgili ilk yazili belgeler 5,000 yil oncesine aittir. Modern zamanlar oncesinde din; dil, etnik, gelenekler ve kilik kiyafeti etkileyen bir faktor olmustur. 5 ana gruba ayrilir dinler.
1. Ibrahim dinleri; Hristyanlik, Muslumanlik, Musevilik, Baha'i inanci and Rastafari hareketi bu gruba aittir. Buyuk cagunlugun inancini olusturan bu dinlere yaklasik 3.6 milyar insan inanmaktadir.
2.Hint dinleri; Hinduizm, Budizm, Sikhizm ve Jainizm olarak dort temel dini kapsar. 1.4 milyar insanin inancini olusturmaktadir.
3.Uzak dogu dinleri; Konfusyusculuk ve Taoculuk olarak ikiye ayrilir. Oldukca degisken rakamlarda insanin inancina uymaktadir ve keisn rakami bilinmemektedir.
4.Etnik ve kabile dinleri; Cin halk dinleri, Sinto dini ve Afrika geleneksel dinleri olarak uc grupta toplamak mumkundur. Cin ve Sinto dinine inanlarin sayisi degiskenlik gosterse de, yaklasik 100 milyon insan Afrika dinlerine inanmaktadirlar.
5.Diger dinler; yaklasik 500 bin dini kapsamaktadir.
1. Ibrahim dinleri; Hristyanlik, Muslumanlik, Musevilik, Baha'i inanci and Rastafari hareketi bu gruba aittir. Buyuk cagunlugun inancini olusturan bu dinlere yaklasik 3.6 milyar insan inanmaktadir.
2.Hint dinleri; Hinduizm, Budizm, Sikhizm ve Jainizm olarak dort temel dini kapsar. 1.4 milyar insanin inancini olusturmaktadir.
3.Uzak dogu dinleri; Konfusyusculuk ve Taoculuk olarak ikiye ayrilir. Oldukca degisken rakamlarda insanin inancina uymaktadir ve keisn rakami bilinmemektedir.
4.Etnik ve kabile dinleri; Cin halk dinleri, Sinto dini ve Afrika geleneksel dinleri olarak uc grupta toplamak mumkundur. Cin ve Sinto dinine inanlarin sayisi degiskenlik gosterse de, yaklasik 100 milyon insan Afrika dinlerine inanmaktadirlar.
5.Diger dinler; yaklasik 500 bin dini kapsamaktadir.
24 Nisan 2009 Cuma
Iletisim, iletememisim

Bugun iletimden dem vurmak istedim; yapabildigimden degil aksine sorunlar yasadigimdan dolayi. Iletisim hayatimizda asamadigimiz, hatta asmaya bile calismadigimiz buyuk bir yara.. Sevdiklerimizi anlamadigimiz, kirdigimiz bir cikmaz...Demokrat, saygili bir insan oldugumu dusunurum hayat cizgime baktigimda; ancak, bu cesit duruslari hayata gecirmek konusmak kadar kolay olmuyor. Hepimizin yumusak yada sert cizgileri, fikirleri var yasamda; dolayisiyla objektif olmak, kendi fikirlerinden bagimsiz dusunebilmek, empati kurmak kolay olmuyor; heleki bir konu hakkinda kesin yargilarimiz, dusuncelerimiz varken. Son gunlerde yasadigim bir kac konusma sonunda anladimki; konusmak, kendini anlatmak derdini asip dogrularini kabul ettirmelere dayaniyor bizim gibi kesin fikirli duygusal insanlarda. Oysaki hayatin ahengi, guzelligi farkliliginda gizlidir kanimca. Farkli dusunceler, elestiriler oldugu surece guzele, iyiye gideriz. Hayatin tadidir baskalasim, baskalari, baska baskalik... Hepimizin kendimizi dogru anlatabildigimiz, karsimizdakini dinleyebildigimiz, birbirimize saygi duydugumuz, dogrularimizi kabul ettirmeye calismadigimiz, kabul ettiremedigimizde yenilmislik duygusu hissetmedigimiz guzel diyaloglara yelken acmamiz umuduyla. Farkimizdan gelir guzelligimiz, ahengimiz...
23 Nisan 2009 Perşembe
Neseli gunlere cocuklar!!!

Yine geldim geri, artik yazacak seyler daha kolay bulabilirim umuduyla:) Umut dolu olsun dunya, mutluluk. Buruk bir gun kanimca aslinda, ozur dilemek geliyor icimden cok guzel bir dunya veremedigimiz cocuklardan. Keske hepimiz payimiza duseni yapabilsek; esitlik, huzur, guven ve mutluluk dolu bir dunya birakabilsek tum o masum, gul yuzlu dunya cocuklarina. Keske hicbir cocuk acliktan olmese, yada fakirlikten, ilac bulamamaktan, keske okumak isteyen herkese yeterli imkanlari saglayabilsek, keske hicbir cocuk tacize, haksizlikga, siddete maruz kalmasa ve keske bu kadar keskelerle dolu bir dunya olmasa yasadigimiz. Yarinlarin umutlari, umut dolu bakislari olan canim cocuklar, dunyanin en temiz ve masum yaratiklari; umarim bizim yapamadigimiz yapar ve kotulukleri guzellestirir, umutsuzluklari yesertir ve basmbaska bir dunya kurarsiniz. Hepinizi seviyor ve yaapmadik, yapamadiklarim icin ozur diyorum. Guzel gunler gorecegiz cocuklar, motorlari maviliklere surecegiz
31 Ağustos 2007 Cuma
Buldum
Neden bahsedebilecegimi buldum aslinda ama biraz soyle geyik gunumdeyim. Kadin-erkek farkini mi alsam, ozlemi mi yoksa neler ogrendigimden mi bahsetsem yada kendime guvensem hepsini toparlayacagim.
Soyle gireyim olaya, yil 2005 bircok Turk kizi gibi annesinin dizinin dibinden ayrilmamis, kendi kararlarini pek vermemis dolayisyla ogrenecek cooook seyi olan bir kiz var ve ailesinden okyanus otesinde bir ulkeye tek basina yasamaya gidiyor, haliyle bu kiz benim:) En cok annemin yemeklerinden sikayet ettigim zamanlari hatirlayip kizdim kendime, sonra annemle geciremedigim yada tahammulsuzlugumle annemi kirdigim gunlerin pismanligi:( Cidden gecen her dakika o kadar degerli ki cunku bir daha o anda, o ortamda o insanlarla olma ihtimalini dusunmek korkutucu. O yuzden her dakika onemli ozellikle sevdiklerimizleyken. Eskiden insanlari kaybetmek cok korkuturdu beni ama bu da hayatin bir parcasiymis, guzel insanlar yada ortalama yada kotu insanlar hayatlarimiza girip kimi az kimi fazlasiyla iz birakip giderlermis. Gitmek fiziksel yonde, cunku iyilerle ne kopabiliyorsun ne de izlerini unutuyorsun. Konudan konuya atlamaya bayirilim ben yok yok itiraf ediyorum bayildigimdan degil sadece yapi meselesi amm soylemeden edemeyecegim. Her insan ayri bir dunya farkinda miyiz bunun acaba? Icimizdeki guzellikler, zorluklar, zevk aldiklarimiz, bir kelimeden cikardigimiz sonuc, bir olaya verecegimiz tepki, hedeflerimiz, umutlarimiz, uzulduklerimiz, yuzumuzde guller actiran, sevgimiz, sevgiyi gosterisimiz, herseyimizle ayri dunyalariz. Bu senelerce once tek basina hayata baslayan kiz en cok kendi tanimakta zorlandi, her ne kadar inanmasi zor olsa da. Her ne kadar kendimizi tanidigimizi dusunsek de, genelde arkadaslarimizi, sevdigimizi, annemizi, babamizi elestirsek de kendimizi tanimadigimiz o kadar cok yon var ki. Ama benim kadar kendini incelemek, elestirmek de pek ic acici degil, boyle cilgin boyutlara ulasabiliyor:) Daha cok yazmak istiyorum ama derse baslamaliyim ama yazmak daha eglenceli hem de bir kacis:)
Kendimi tanima savasimdan sonra ikinci zorlugum kadinligi tanimak, kadinin bakis acisini, kadina bakilan aciyi cozmeye calismak oldu, tahmin edilecegi uzere cozebildigim hicbir sey yok, olacagina dair umudum ise nasil mutlu olacagimi bulmaktan ibarettir. Turkiye gibi bir ulke, kadina et gibi bakilan, esitligin daha cok kanunlarda gostermelik olduguna inandigim, daha tutucu, daha az ozgurlukcu ve esitlikci bir kultur. Ama ayni zamanda kadini daha korumaci, sahiplenici bir kultur; her ne kadar ezmekle korumak arasindaki ayrim yapilamasa da. Amerika ise tamamiyla bunun tersi, kadinlarin erkekle esit oldugu hatta bana sorarsaniz haklarinin daha cok oldugu, kadinlarin da erkekler gibi sevisip unuttugu, ben kadinim yapamam demedigi bir ulke. Ne kadar ileri gorusluyum deseniz de, ne kadar ben geleneksel, tutucu bir insan degilim deseniz de o(Turk) kulturde yetismissiniz, kaniniza islemiz bazi seyler. Zamanla daha da atiyorsunuz tabiki ustunuzdeki enteresan tavirlari. Ama yine de sevismek hicbir zaman iki tarafli, karsilik olmuyor, hep erkegin faydalandigini dusundugunuz bir zihniyet hakim ve objektif dusundugunuz de guluyorsunuz bu tavriniza:) Erkeklerin ve kadinlarin farkli algiladiklarini, farkli dusunduklerini, farkli yaradilisleri oldugunu anlamak hic kolay olmuyor. Hatta hicbir zaman evli bir kadinin incelik beklentisi, yada bir kiz arkadasin romantizm istegine karsi esin yada erkek arkadasin fiziksel isteginin yaradilistan kaynaklandigin farkina varilmasi hic mi hic kolay olmuyor. Erkekleri suclamanin yalnis oldugunu cozup, bir orta yol bulunmali kismini az da olsa kavramis olsam da, nasil, nerde ne zaman, mumkun mu bilemeyecegim. Bilen varsa soylesin, yada ben biraz ilerleme kaydedersem yazarim:)
En son ozlem dedik, eee evett cok sey ogreniyor insankizi hayatta ama bir ozleme soz geciremiyor, onun ne dili var, ne sonu, caresi dersen o da yok sanirim. Hep birseylerin ozlemi icindeyiz, annemizi buldugumuzda, bulasik yikarken guzel durala demeyen sukunetin, babamizi buldugumuzda gecen kavgalarin olmadigi sessiz gunlerin, sevdigimizi buldugumuz da bekar gunlerin, Turkiye'deyken arabanin, rahatligin ozlemi, Amerika'da eski dostlamizin, ailemizin, Banana Republic'te sosyete pazarlarinin. Ozlemin sonu yok ve gelmeyecektir. Hayat secimlerle dolu, sedece neyi ozlemek istedigimizi secmeli yada hayat neyi gerektiriyorsa birlikte getirdigi ozlemi kabullenmeyi ogrenmeliyiz. Baska konuya atlamamaya karar verdim. Herkese sevgiler....okuyan okumayan, duyan duymayan, goren gormeyen.
Soyle gireyim olaya, yil 2005 bircok Turk kizi gibi annesinin dizinin dibinden ayrilmamis, kendi kararlarini pek vermemis dolayisyla ogrenecek cooook seyi olan bir kiz var ve ailesinden okyanus otesinde bir ulkeye tek basina yasamaya gidiyor, haliyle bu kiz benim:) En cok annemin yemeklerinden sikayet ettigim zamanlari hatirlayip kizdim kendime, sonra annemle geciremedigim yada tahammulsuzlugumle annemi kirdigim gunlerin pismanligi:( Cidden gecen her dakika o kadar degerli ki cunku bir daha o anda, o ortamda o insanlarla olma ihtimalini dusunmek korkutucu. O yuzden her dakika onemli ozellikle sevdiklerimizleyken. Eskiden insanlari kaybetmek cok korkuturdu beni ama bu da hayatin bir parcasiymis, guzel insanlar yada ortalama yada kotu insanlar hayatlarimiza girip kimi az kimi fazlasiyla iz birakip giderlermis. Gitmek fiziksel yonde, cunku iyilerle ne kopabiliyorsun ne de izlerini unutuyorsun. Konudan konuya atlamaya bayirilim ben yok yok itiraf ediyorum bayildigimdan degil sadece yapi meselesi amm soylemeden edemeyecegim. Her insan ayri bir dunya farkinda miyiz bunun acaba? Icimizdeki guzellikler, zorluklar, zevk aldiklarimiz, bir kelimeden cikardigimiz sonuc, bir olaya verecegimiz tepki, hedeflerimiz, umutlarimiz, uzulduklerimiz, yuzumuzde guller actiran, sevgimiz, sevgiyi gosterisimiz, herseyimizle ayri dunyalariz. Bu senelerce once tek basina hayata baslayan kiz en cok kendi tanimakta zorlandi, her ne kadar inanmasi zor olsa da. Her ne kadar kendimizi tanidigimizi dusunsek de, genelde arkadaslarimizi, sevdigimizi, annemizi, babamizi elestirsek de kendimizi tanimadigimiz o kadar cok yon var ki. Ama benim kadar kendini incelemek, elestirmek de pek ic acici degil, boyle cilgin boyutlara ulasabiliyor:) Daha cok yazmak istiyorum ama derse baslamaliyim ama yazmak daha eglenceli hem de bir kacis:)
Kendimi tanima savasimdan sonra ikinci zorlugum kadinligi tanimak, kadinin bakis acisini, kadina bakilan aciyi cozmeye calismak oldu, tahmin edilecegi uzere cozebildigim hicbir sey yok, olacagina dair umudum ise nasil mutlu olacagimi bulmaktan ibarettir. Turkiye gibi bir ulke, kadina et gibi bakilan, esitligin daha cok kanunlarda gostermelik olduguna inandigim, daha tutucu, daha az ozgurlukcu ve esitlikci bir kultur. Ama ayni zamanda kadini daha korumaci, sahiplenici bir kultur; her ne kadar ezmekle korumak arasindaki ayrim yapilamasa da. Amerika ise tamamiyla bunun tersi, kadinlarin erkekle esit oldugu hatta bana sorarsaniz haklarinin daha cok oldugu, kadinlarin da erkekler gibi sevisip unuttugu, ben kadinim yapamam demedigi bir ulke. Ne kadar ileri gorusluyum deseniz de, ne kadar ben geleneksel, tutucu bir insan degilim deseniz de o(Turk) kulturde yetismissiniz, kaniniza islemiz bazi seyler. Zamanla daha da atiyorsunuz tabiki ustunuzdeki enteresan tavirlari. Ama yine de sevismek hicbir zaman iki tarafli, karsilik olmuyor, hep erkegin faydalandigini dusundugunuz bir zihniyet hakim ve objektif dusundugunuz de guluyorsunuz bu tavriniza:) Erkeklerin ve kadinlarin farkli algiladiklarini, farkli dusunduklerini, farkli yaradilisleri oldugunu anlamak hic kolay olmuyor. Hatta hicbir zaman evli bir kadinin incelik beklentisi, yada bir kiz arkadasin romantizm istegine karsi esin yada erkek arkadasin fiziksel isteginin yaradilistan kaynaklandigin farkina varilmasi hic mi hic kolay olmuyor. Erkekleri suclamanin yalnis oldugunu cozup, bir orta yol bulunmali kismini az da olsa kavramis olsam da, nasil, nerde ne zaman, mumkun mu bilemeyecegim. Bilen varsa soylesin, yada ben biraz ilerleme kaydedersem yazarim:)
En son ozlem dedik, eee evett cok sey ogreniyor insankizi hayatta ama bir ozleme soz geciremiyor, onun ne dili var, ne sonu, caresi dersen o da yok sanirim. Hep birseylerin ozlemi icindeyiz, annemizi buldugumuzda, bulasik yikarken guzel durala demeyen sukunetin, babamizi buldugumuzda gecen kavgalarin olmadigi sessiz gunlerin, sevdigimizi buldugumuz da bekar gunlerin, Turkiye'deyken arabanin, rahatligin ozlemi, Amerika'da eski dostlamizin, ailemizin, Banana Republic'te sosyete pazarlarinin. Ozlemin sonu yok ve gelmeyecektir. Hayat secimlerle dolu, sedece neyi ozlemek istedigimizi secmeli yada hayat neyi gerektiriyorsa birlikte getirdigi ozlemi kabullenmeyi ogrenmeliyiz. Baska konuya atlamamaya karar verdim. Herkese sevgiler....okuyan okumayan, duyan duymayan, goren gormeyen.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)